CLICK FOR ENGLISH
PER ITALIANO
Bugün sizlerle bir çorba tarifi paylaşmak istiyorum arkadaşlar. Ama tarife geçmeden bir haberim var.
Yeni bir blog oluşturdum.. Evet, üçüncü bir blog! İsmi Bitkisel Cafe. Eğer bitkisel bazlı besin değeri yüksek bir beslenme tarzı ilginizi çekiyorsa yeni bloğu ziyaret edebilirsiniz.
İlk tarif Orman Meyveli Yulaf Ezmesi'ni Ekim ayı sonunda yayınladım. Yine başta Türkçe olmak üzere, İngilizce ve İtalyanca olarak üç dilde yazacağım.
Yeni blogda neler olduğundan anında haberdar olmak isteyenler için bir Facebook sayfası da var.
Şimdi gelelim tarifimize.. Soğuk güz günlerinde içimizi ısıtacak sıcacık bir çorbadan daha iyi ne olabilir?
Bu tarif Thermomix ile yapabileceğiniz bakliyatlı çorbalara bir örnek. Marketlerde çeşit çeşit karışımlar mevcut. Benimkisi Rustik Çorba adıyla satılıyordu. Bahar çorbası, kış çorbası, dört mevsim vb farklı isimlerle satılan karışımlardan da almıştım daha önce.
Rustik çorbada, aşağıdaki resimde gördüğünüz gibi, buğday (farro), pirinç, kırmızı mercimek, kuru bezelye ve yeşil mercimek bulunuyor.
Benim malzemeleri yazarken Rustik Çorba karışımı dememe takılmayın. Markette bulacağınız benzer bir mercimek/tahıl karışımını kullanabilir, veya evdeki malzemelerle özel bir karışım hazırlayabilirsiniz.
Malzemeler:
130 gr soğan
35 gr sızma zeytinyağı
30 gr domates salçası
200 gr rustik çorba karışımı
1300 gr su
Arzuya göre Thermomix Sebze Konsantresi (20 gr kullandım)
Tuz (gerekirse)
1 yemek kaşığı kurutulmuş nane
Yapılışı:
Vejetaryen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Vejetaryen etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
18.11.2016
27.10.2016
Cadılar Bayramı: Mezarlık Pasta
CLICK FOR ENGLISH
PER ITALIANO
Eğer Cadılar günü kutlama ve eğlencelerine katılanlardansanız ve bundan 3 sene önce yapmış olduğum bir pasta tarifini sizlerle paylaşmak isterim.
Aslına bakarsanız bu tarif için daha önce paylaşmış olduğum türlü tariflerin biraraya gelmesi ile oluşmuş bir kompozisyon da diyebiliriz.
İçindekiler:
- Çikolatalı Mimoza Pasta'daki pandispanya hamuru, ıslatma şurubu ve krema
- Üzeri için Çikolata sosu
- Mezar taşı süslemesi için bisküvi
- Mezar taşı dekorasyonu için eritilmiş çikolata
- Mezar önü toprak görünümü vermek için toz haline getirilmiş Oreo Bisküvi
- Kenarlarını kaplamak için Devil's Food Cake çikolata kırıkları süslemesi
Yapılışı:
PER ITALIANO
Eğer Cadılar günü kutlama ve eğlencelerine katılanlardansanız ve bundan 3 sene önce yapmış olduğum bir pasta tarifini sizlerle paylaşmak isterim.
Aslına bakarsanız bu tarif için daha önce paylaşmış olduğum türlü tariflerin biraraya gelmesi ile oluşmuş bir kompozisyon da diyebiliriz.
İçindekiler:
- Çikolatalı Mimoza Pasta'daki pandispanya hamuru, ıslatma şurubu ve krema
- Üzeri için Çikolata sosu
- Mezar taşı süslemesi için bisküvi
- Mezar taşı dekorasyonu için eritilmiş çikolata
- Mezar önü toprak görünümü vermek için toz haline getirilmiş Oreo Bisküvi
- Kenarlarını kaplamak için Devil's Food Cake çikolata kırıkları süslemesi
Yapılışı:
19.09.2016
Zengin Domates Konservesi
CLICK FOR ENGLISH
PER ITALIANO
Uzunca bir sürenin ardından herkese merhaba..
Fotoğraftan da gördüğünüz üzere bugünlerde domates konservesi yapmakla meşgulüm. ;)
Bundan birkaç sene önce elimdeki Themomix kitabında yeralan bir domates konservesi tarifi vermiştim. Geçen zaman zarfında tarif üzerinde çeşitli değişiklikler yaptım.
İsrafı sevmediğimden domateslerin suyunu, çekirdekli kısmını süzmekten vazgeçtim örneğin. Suyu kabuğu çekirdeği dahil domatesin tamamını kullanıyorum. Ayrıca birkaç sebze daha ekledim karışıma. Böyle daha çok seviyorum.
Bugün sizlerle son halini paylaşmak istiyorum.
Tarife geçmeden önce önemli bir not: Konserve hazırlamada henüz yeniyseniz sterilizasyon ve pastörizasyon yöntemleri ve şekilleri üzerine ayrıntılı bir yazı okumanızı tavsiye ederim. Ben her ne kadar nasıl yaptığımı aşağıda anlatsam da bu konuda yetkin bir kişi olmadığımdan sağlık açısından ayrıntılı bir şekilde püf noktalarını öğrenmenizde fayda var.
Gelelim tarifimize...
Bu tarifle 2 adet 500 ml kavanoz konserve elde ediyoruz.
Malzemeler:
1100 g olgun domates
100 g kırmızı kapya ya da dolmalık biber
70 g soğan
70 g havuç
50 g kereviz sapı
1 diş sarımsak
5 yaprak fesleğen
Birkaç dal maydanoz
1 çay kaşığı tuz
1 çay kaşığı kekik
Yapılışı:
PER ITALIANO
Uzunca bir sürenin ardından herkese merhaba..
Fotoğraftan da gördüğünüz üzere bugünlerde domates konservesi yapmakla meşgulüm. ;)
Bundan birkaç sene önce elimdeki Themomix kitabında yeralan bir domates konservesi tarifi vermiştim. Geçen zaman zarfında tarif üzerinde çeşitli değişiklikler yaptım.
İsrafı sevmediğimden domateslerin suyunu, çekirdekli kısmını süzmekten vazgeçtim örneğin. Suyu kabuğu çekirdeği dahil domatesin tamamını kullanıyorum. Ayrıca birkaç sebze daha ekledim karışıma. Böyle daha çok seviyorum.
Bugün sizlerle son halini paylaşmak istiyorum.
Tarife geçmeden önce önemli bir not: Konserve hazırlamada henüz yeniyseniz sterilizasyon ve pastörizasyon yöntemleri ve şekilleri üzerine ayrıntılı bir yazı okumanızı tavsiye ederim. Ben her ne kadar nasıl yaptığımı aşağıda anlatsam da bu konuda yetkin bir kişi olmadığımdan sağlık açısından ayrıntılı bir şekilde püf noktalarını öğrenmenizde fayda var.
Gelelim tarifimize...
Bu tarifle 2 adet 500 ml kavanoz konserve elde ediyoruz.
Malzemeler:
1100 g olgun domates
100 g kırmızı kapya ya da dolmalık biber
70 g soğan
70 g havuç
50 g kereviz sapı
1 diş sarımsak
5 yaprak fesleğen
Birkaç dal maydanoz
1 çay kaşığı tuz
1 çay kaşığı kekik
Yapılışı:
3.02.2016
Tam Gün Mayalanmış Tam Tahıllı Ekmek
CLICK FOR ENGLISH
PER ITALIANO
Bundan yaklaşık 4 sene önce Karışık Çekirdekli Ekmek tarifi yayınlamıştım.
O günden beri çok sevdiğimiz bu ekmeği defalarca yaptım. Zaman içerisinde üzerinde yaptığım bazı değişiklikler de oldu. Bugün sizlerle son halini paylaşmak istiyorum.
Tariften beyaz unu tamamen çıkarttım. Zaten oran olarak çok azdı.
Artık sadece organik tam buğday unu ve tam çavdar unu kullanıyorum. Taş değirmende geleneksel olarak öğütülen bu unlar, beyaz unun aksine, rafine edilmemiş olduğundan besin değerini korumuş, lif açısından yüksek dolayısıyla sağlık açısından da birinci kalite unlar.
Bu arada küçük bir not; tam buğday unlarını kepekli unla karıştırmamak lazım çünkü kepekli un, rafine edilmiş beyaz una sonradan kepek eklenmesiyle yapılıyor yani yapay bir un da diyebiliriz. Uzmanlar sağlık açısından beyaz undan bir farkı olmadığını söylüyorlar.
Yaptığım diğer önemli değişiklik ise eğer vaktim varsa -ki bunun için vakit ayırmaya çalışıyorum - hamuru 1 gün önceden hazırlayıp uzun süre mayalanmaya bırakıyorum, dolayısıyla yaş maya miktarını da azalttım.
Malzemeler:
400 g su
60 g pekmez
5 g yaş maya
350 g taş değirmende öğütülmüş tam buğday unu
200 g taş değirmende öğütülmüş çavdar unu
12 g tuz
20 g oda sıcaklığında su
100 g ayçekirdeği içi
1 çay kaşığı kimyon tohumu*
50 g susam
50 g haşhaş tohumu
* Kimyonu toz olarak değil (!) tohum olarak kullanın. Frenk kimyonu ya da diğer adıyla Karaman kimyonu da kullanılabilir.
Yapılışı:
PER ITALIANO
Bundan yaklaşık 4 sene önce Karışık Çekirdekli Ekmek tarifi yayınlamıştım.
O günden beri çok sevdiğimiz bu ekmeği defalarca yaptım. Zaman içerisinde üzerinde yaptığım bazı değişiklikler de oldu. Bugün sizlerle son halini paylaşmak istiyorum.
Tariften beyaz unu tamamen çıkarttım. Zaten oran olarak çok azdı.
Artık sadece organik tam buğday unu ve tam çavdar unu kullanıyorum. Taş değirmende geleneksel olarak öğütülen bu unlar, beyaz unun aksine, rafine edilmemiş olduğundan besin değerini korumuş, lif açısından yüksek dolayısıyla sağlık açısından da birinci kalite unlar.
Bu arada küçük bir not; tam buğday unlarını kepekli unla karıştırmamak lazım çünkü kepekli un, rafine edilmiş beyaz una sonradan kepek eklenmesiyle yapılıyor yani yapay bir un da diyebiliriz. Uzmanlar sağlık açısından beyaz undan bir farkı olmadığını söylüyorlar.
Yaptığım diğer önemli değişiklik ise eğer vaktim varsa -ki bunun için vakit ayırmaya çalışıyorum - hamuru 1 gün önceden hazırlayıp uzun süre mayalanmaya bırakıyorum, dolayısıyla yaş maya miktarını da azalttım.
Malzemeler:
400 g su
60 g pekmez
5 g yaş maya
350 g taş değirmende öğütülmüş tam buğday unu
200 g taş değirmende öğütülmüş çavdar unu
12 g tuz
20 g oda sıcaklığında su
100 g ayçekirdeği içi
1 çay kaşığı kimyon tohumu*
50 g susam
50 g haşhaş tohumu
* Kimyonu toz olarak değil (!) tohum olarak kullanın. Frenk kimyonu ya da diğer adıyla Karaman kimyonu da kullanılabilir.
Yapılışı:
18.05.2015
Karabuğdaylı Barbunya Fasulye Çorbası
PER ITALIANO
Geçen yazımda bir yaşam tarzı değişikliğine gittiğimizden ve bunun hepimizin bildiği birinci maddesi olan dengeli ve sağlıklı beslenme konusundan bahsetmiştim.
Bugün söz verdiğim gibi ikinci maddeden yani düzenli fiziksel aktivite olarak neler yaptığımızdan bahsetmek istiyorum.
Herşey akşam yemeği sonrası yaptığımız yaklaşık 45 dakika 1 saatlik yürüyüşlerle başladı diyebiliriz. Ancak bir zaman sonra bu yürüyüşlerden istediğimiz verimi alamadığımızı farkettik, ayrıca eve dönüşümüz 10'u bazen 11'i buluyordu. Stefano yürümek yerine koşma fikrini önesürdü. Ben hayatım boyunca koşmaktan tam manasıyla nefret etmiş, ömründe tek koşusunu otobüsün arkasından koşarak yapmış biri olarak ilk başta pek olumlu bakmasam da, daha sonra ikna olup denemeye karar verdim.
Akşamları aşağı yukarı toplam 3 km koşmaya başladık. Ben ara ara duraklayıp öfleyip püfleyerek tekrar koşmaya devam ediyordum.
Bir süre sonra artık duraklamalarım kesildi, mesafe az gelmeye başladı.
Sabah vaktim olduğundan gündüzleri spor yapmaya karar verdim ve 4 km yürüyüş + 4 km koşu yapmaya başladım.
Bize yakın oturan ve bizimle yakın zamanlarda düzenli koşmaya başlayan arkadaşlarımız var. Onlarla bir koşu grubu oluşturduk ve zaman zaman beraber de koşmaya başladık.
Eğlenmek ve farkli bir deneyim yaşamak adına Kasım ayında Ancona'da ilki düzenlenen 4, 10 ve 21 km'lik kategorilerden oluşan yarışın 4 km'lik koşusuna katılmaya karar verdik. Daha önce hiçbirimizin benzer bir tecrübesi olmamıştı. Çok eğlendik. Yarış sonunda şarap ve makarnadan oluşan hediye paketimizi almak da ayrı bir keyifti :)
(Bu arada ben tabelayı görmeyip Ancona'da yanlışlıkla 4 km yerine 8 km koştum :) Bu sayede kendi potansiyelime ikna olup o günden itibaren 8 km koşmaya başladım ve bir sonraki Jesi'de düzenlenen yarışın 10 km kategorisine katıldım.)
Kasım 2014'den bugüne toplam 6 farklı yarışa katıldık. Elbette ki dereceye girmek gibi bir iddiamız hiç olmadı. Önemli olan eğlenerek kendimizi potansiyelimizi geliştirmekti. Yine de insanın bu tür kalabalık yarışlarda daha bir farklı koştuğu, kendi sınırlarını daha bir zorladığı da bir gerçek ;)
Sondan bir önceki yarışımız Bari'de oldu2.
400 km yol yaparak Bari'de düzenlenen 10 km'lik DeejayTen koşusuna katıldık. Bir gece otelde konaklamamızı gerektiren bu yarış daha önce hiç görmediğimiz Bari'yi gezmemize de vesile oldu. Hatıra olarak mavi renkli tshirt verilen DeejayTen koşusunun 5 bin katılımcısı 8 Mart Pazar günü Bari sokaklarında adeta nehir olup aktı. Görmeye değer bir manzaraydı...
Koşmayı spor olarak seçmemizin bir diğer nedeni de kolaylığı. Tüm ihtiyacınız olan spor ayakkabılarınız. Zaman, gün, yer ve mesafeyi içinde bulunduğunuz şartlara göre kendiniz belirlemekte tamamen özgürsünüz. Kendimize 10 km bir koşu mesafesi belirledik. Haftada 3 - 4 kez sabahları koşuyoruz.
Unutmadan, tek ihtiyacınız spor ayakkabılarınız dedim ama bizim dışarı çıkarken yanımıza aldığımız iki şey daha var. Telefon ve kulaklıklarımız. Telefonu hem müzik dinlemek hem de performansımızı kaydetmek için kullanıyoruz. Bu sayede koştuğumuz (ya da yürüdüğümüz) mesafe, hız ve tempoyu görerek zaman içindeki gelişimimizi değerlendiriyoruz. Kullandığımız iki uygulama var. Runtastic ve MapMyRun. İkincisi bizim koşu güzergahını daha iyi kaydettiği için onun verilerini tercih ediyoruz.
Spor konusunu kapatmadan önce yazmak istediğim son bir şey daha var.
Pek çok yerde "cross training"in, yani birden fazla spor yaparak farklı kas gruplarını çalıştırmanın vücut sağlığı ve gelişimine katkısından bahsediliyor. Biz de, esas fiziksel aktivitemiz olan koşu ve yürüyüşün yanısıra fırsat buldukça pilates ve ağırlık da çalışıyoruz.
Beslenmede olduğu gibi sporda da herşeyin başı istikrar. İlk başta tembel ve yorgun hissederek hevessiz ve isteksizce yaptığınız bir şey düzenli olarak yaptığınızda bir süre sonra benliğinizin bir parçası olabiliyor.
Ne beslenme ne spor konusunda uzman olmadığımın altını bir kez daha çizerek, okuduklarım ve kendi üzerimde yaptığım denemelerden ne öğrendiğimi sizlerle paylaşmak isterim.
İstikrar: gerek vücut gerekse metabolizma genelde ne yaptığımıza göre kendini ayarlayıp adapte ediyor. Dolayısıyla yapacağınız tek bir 2 saatlik uzun yürüyüş yerine, daha kısa ama haftada 3 - 4 kez sıklıkta yürüyüş yapmanızı tavsiye ederim.
Fiziksel aktiviteyi yavaş yavaş arttırın: önce yürüyüşle başlayıp, sonra yürüyüşe koşuyu da ilave ederek seviyeyi yavaş yavaş arttırabilirsiniz. Böylelikle hem vücuden zorlanmadan alışabilir, hem de zihnen değişimi içselleştirebilirsiniz.
Bahaneye yer vermeyin: Birşeyi yapmayı gerçekten isteyen biri bir yolunu bulur, istemeyense bir bahane! Bu söz son zamanlarda eşimin mottosu oldu diyebilirim. Daha önceleri fazla kilolarının suçunu hep tiroid gibi değiştiremeyeceği faktörlerin üzerine atardı. Artık bahane yerine çözüm üretiyor.
Vallahi önceleri koşmanın fikrine bile katlanamayan bendeniz bile artık haftada 3 - 4 kez koşar hatta yarışlara katılır bir hale geldiysem demek herkes koşabilirmiş diye düşünüyorum. :)
Bu bahis bana Matt Cutts'ın "30 günlüğüne yeni birşeyler dene" dediği bir TED konuşmasını hatırlattı.
Nihayet tarifimize geçelim artık..
Bugün çok sık yaptığım ve çok sevdiğimiz bir çorba tarifini paylaşıyorum sizlerle.
Malzemeler:
1 - 2 diş sarımsak
2 - 3 dal biberiye (sadece yapraklar)
25 gr sızma zeytinyağı
500 - 600 gr haşlanmış barbunya fasulye veya 2 kutu konserve barbunya fasulye (1 kutu brüt = 400 gr, suyu süzülmüş miktar 240 g)*
200 gr domates püresi ya da küp doğranmış domates konservesi
120 gr karabuğday
1000 gr kaynar su**
1 tatlı kaşığı Thermomix sebze veya et suyu konsantresi***
İsteğe göre;
Karabiber
Acı biber sosu
Parmesan rendesi
* Ben genellikle 250 gr kuru barbunya fasülyeyi 1 litre su ve 1 yemek kaşığı zeytinyağı ilavesi ile düdüklü tencerede haşlıyorum.
** Fasulyeyi kendim haşladıysam haşlama suyunu atmayıp hazırladığım çorbaya ekliyorum, dolayısıyla kaynar su miktarını aynı ölçüde azaltıyorum. İlgili aşamada haşlama suyunu tartarak hazneye ekliyorum, üzerine kaynar suyu ekleyerek 1000 grama tamamlıyorum.
*** Bildiğiniz gibi Thermomix et suyu konsantresi bol tuz içeriyor. Konserve
Yapılışı:
Labels:
-Türkçe-,
Baklagil,
Çorba,
Thermomix Tarif,
Vejetaryen
17.04.2015
Güneşte Kurutulmuş Domates Ezmesi
CLICK FOR ENGLISH
PER ITALIANO
Geçtiğimiz sene artık sağlıklı yaşam adına sağlıksız diyetler yapmaktan vazgeçmeye, ve rejim yapmak yerine köklü bir yaşam tarzı değişikliğine gitmeye karar verdik.
Hepimizin bildiği üzere sağlıklı yaşam denince akla gelen, uzmanlar tarafından adeta beynimize kazınmış hepimizi hemfikir olduğu iki temel madde var:
1.) Dengeli ve sağlıklı beslenme 2.) Düzenli fiziksel aktivite.
Farklı beslenme ve diyet akımları (Vejetaryen, Vegan, Çiğ Vegan, Paleo, Düşük Glisemik, Glutensiz, Atkins, Dukan, Karatay, Akdeniz ...vb) arasındaki fikir ayrılığı bu sağlıklı beslenme şeklinin nasıl sağlanacağı konusunda çıkıyor ve çoğu zaman birinin ak dediğine ötekinin kara demesi yüzünden çok kafa karışıklığı yaratıyor.
Naçizane çok araştırdık, çok okuduk, belli bir akımı değil, kendimize an itibariyle uygun olduğunu düşündüğümüz bir beslenme tarzını benimsemeye ve düzenli spor yapmaya karar verdik. Ne mutlu ki karşılığını da gördük. İşin aslında iyi bilinen sırrı istikrarda yatıyor.
Eşim Stefano hipotiroidi hastası, düzenli ilaç kullanması gerekiyor. Bilen bilir, hipotiroididen muzdarip kişiler kilo vermekte zorlanırlar, enerjileri azdır, daha çabuk yorulurlar. Daha önce diyetisyene gitmek de dahil bin türlü yol ve diyet denememize rağmen bir türlü istediği sonucu alamamıştı.
Benim şahsen tiroid veya fazla kilo problemlerim olmasa da istediğim ölçüde fit değildim. Üzerimde hep bir sırtında taş taşımış hali vardı, ne kadar dinlenirsem dinleneyim kendimi hep yorgun hissediyordum.
Yaptığımız "lifestyle" değişikliği sonucunda kendimizi fazla sıkıp aç kalmadan yavaş ama istikrarlı bir şekilde Stefano 9 ben ise 2 kilo verdik. İkimizin de LDL ve total kolesterolü azaldı, HDL arttı. Kendimizi daha enerjik hissetmeye başladık. Peki bunu nasıl başardık? ( Aman sakın beni bu konuda uzman olarak algılamayın! Sadece belki ilgilenen olur diye bu deneyimimizi sizlerle paylaşmaya karar verdim. )
- İlk olarak düzenli, haftada en az 3-4 kez spor yapmaya başladık. Bunun detaylarından önümüzdeki yazımda bahsedeceğim.
Beslenme tarzında yaptığımız değişikliklere gelince...
- Beslenmemizdeki protein miktarını arttırdık. Okuduğum pek çok diyetin ortak noktası bu. Yeri gelmişken yazayım, Protein = Et gibi yanlış bir algı var. Biz yediğimiz et miktarını arttırmadan mercimek, kuru fasulye ve yumurta gibi protein miktarı yüksek gıdalara beslenmemizde daha çok yer vermeye başladık.
- Kırmızı et tüketimimiz haftada 1 öğünü geçmiyor. Daha ziyade balık ve tavuk etini tercih ediyoruz. Ayrıca haftada 1 - 2 gün vejetaryen besleniyoruz.
- Kahvaltıda yulaf ezmesi, yoğurt, kuru üzüm, goji üzümü, tarçın ve ceviz karışımı yiyoruz. Özellikle spor yaptığımız günlerde protein içeceği içiyoruz.
- Ekmek, makarna ve pilavı tamamen kesmedik ama azalttık. Yediğimiz zaman tam tahıllı, esmer olanları tercih ediyoruz.
- Bol ve çeşitli sebze, salata ve meyve tüketiyoruz.
- Rafine ve hazır gıda satın almıyoruz.
- Yağsız, az yağlı ve diyet hiçbir ürün tüketmiyoruz. Yediğimiz miktara dikkat etmekle beraber peynirin, sütün, yoğurdun tam yağlısını kullanıyoruz.
- Yemek ve salatalarda sızma zeytinyağı, kullanıyoruz. Salatalara ayrıca kavrulmuş kabak ve/veya ayçekirdeği içi ekliyoruz.
- Kolalı içecekler ve tatlandırıcıyı tamamen kestik. Şekeri ise nerdeyse yok denecek kadar azalttık. (Stefano'nun espressosuna kattığı 1 çay kaşığı gerçek işlenmemiş esmer şekeri saymazsak)
- Akşamları kendimizi 1 - 2 karecik en az %70 kakao oranlı çikolata ile ödüllendiriyoruz. Portakallı, limonlu, zencefilli, karamelli, naneli, licorice, kakao çekirdekli, biberli, rumlu vb pek çok değişik çeşit var, yeni tatlara rastladıkça alıyoruz.
İnsan çok sıkı diyet yapınca ya kısa sürede teslim bayrağını çekiyor ya da rejim biter bitmez yoksun kaldığı şeylere kıtlıktan çıkmışçasına dalıp kısa sürede eski kilosuna dönüyor. O yüzden ipleri çok da sıkmamakta fayda var ;)
- Bol bol su içiyoruz. Şekersiz kahve, yeşil çay, siyah çay, bitki ve meyve çayları içiyoruz.
- Gün içinde planlı bir ara öğünümüz yok ama eğer atıştırmalık bir şey yemek istiyorsak 1 porsiyon meyve veya az miktarda tuzsuz kavrulmuş kuruyemiş (badem, ceviz, brezilya cevizi, fındık, kaju fıstığı) tercih ediyoruz.
- Günde iki tane Omega 3 hapı içiyoruz. (500 EPA / 250 DHA oranlı) Sayısız faydası arasında metabolizmayı hızlandırarak yağ yakmaya yardımcı olması, HDL kolestrolü arttırıp trigliseriti düşürmesi de sayılıyor.
- Haftada 1 öğün serbest bırakıyoruz kendimizi. Çok fazla abartmadan pizza, makarna, brunch, tatlı vb canımız ne istiyorsa onu yiyoruz. Bu özgürlük, uyguladığınız sağlıklı beslenme şeklinin uzun dönemde sürdürülebilirliğini mümkün kılmasının yanısıra, vücudun kendini aç kalma moduna sokup daha az kalori harcamaya başlayarak yağ depolamasını önlemesi açısından da çok önemli .
- Fiziksel aktivite olarak kendimize yürüyüş ve koşuyu seçtik. O deneyimden bir sonraki yazımda anlatayım bari de konu kalsın :)
Bugün çok sevdiğimiz bir ezme tarifini paylaşmak istiyorum sizlerle. İşte malzemeler..
Malzemeler:
600 gr su
250 gr güneşte kurutulmuş domates
Tuz, eğer gerek olursa*
25 gr fesleğen yaprağı
1 diş sarımsak
180 gr sızma zeytinyağı
* Bendeki kurutulmuş domatesler yeterince tuzluydu. Ayrıca tuz ilave etmedim
Yapılışı:
PER ITALIANO
Geçtiğimiz sene artık sağlıklı yaşam adına sağlıksız diyetler yapmaktan vazgeçmeye, ve rejim yapmak yerine köklü bir yaşam tarzı değişikliğine gitmeye karar verdik.
Hepimizin bildiği üzere sağlıklı yaşam denince akla gelen, uzmanlar tarafından adeta beynimize kazınmış hepimizi hemfikir olduğu iki temel madde var:
1.) Dengeli ve sağlıklı beslenme 2.) Düzenli fiziksel aktivite.
Farklı beslenme ve diyet akımları (Vejetaryen, Vegan, Çiğ Vegan, Paleo, Düşük Glisemik, Glutensiz, Atkins, Dukan, Karatay, Akdeniz ...vb) arasındaki fikir ayrılığı bu sağlıklı beslenme şeklinin nasıl sağlanacağı konusunda çıkıyor ve çoğu zaman birinin ak dediğine ötekinin kara demesi yüzünden çok kafa karışıklığı yaratıyor.
Naçizane çok araştırdık, çok okuduk, belli bir akımı değil, kendimize an itibariyle uygun olduğunu düşündüğümüz bir beslenme tarzını benimsemeye ve düzenli spor yapmaya karar verdik. Ne mutlu ki karşılığını da gördük. İşin aslında iyi bilinen sırrı istikrarda yatıyor.
Eşim Stefano hipotiroidi hastası, düzenli ilaç kullanması gerekiyor. Bilen bilir, hipotiroididen muzdarip kişiler kilo vermekte zorlanırlar, enerjileri azdır, daha çabuk yorulurlar. Daha önce diyetisyene gitmek de dahil bin türlü yol ve diyet denememize rağmen bir türlü istediği sonucu alamamıştı.
Benim şahsen tiroid veya fazla kilo problemlerim olmasa da istediğim ölçüde fit değildim. Üzerimde hep bir sırtında taş taşımış hali vardı, ne kadar dinlenirsem dinleneyim kendimi hep yorgun hissediyordum.
Yaptığımız "lifestyle" değişikliği sonucunda kendimizi fazla sıkıp aç kalmadan yavaş ama istikrarlı bir şekilde Stefano 9 ben ise 2 kilo verdik. İkimizin de LDL ve total kolesterolü azaldı, HDL arttı. Kendimizi daha enerjik hissetmeye başladık. Peki bunu nasıl başardık? ( Aman sakın beni bu konuda uzman olarak algılamayın! Sadece belki ilgilenen olur diye bu deneyimimizi sizlerle paylaşmaya karar verdim. )
- İlk olarak düzenli, haftada en az 3-4 kez spor yapmaya başladık. Bunun detaylarından önümüzdeki yazımda bahsedeceğim.
Beslenme tarzında yaptığımız değişikliklere gelince...
- Beslenmemizdeki protein miktarını arttırdık. Okuduğum pek çok diyetin ortak noktası bu. Yeri gelmişken yazayım, Protein = Et gibi yanlış bir algı var. Biz yediğimiz et miktarını arttırmadan mercimek, kuru fasulye ve yumurta gibi protein miktarı yüksek gıdalara beslenmemizde daha çok yer vermeye başladık.
- Kırmızı et tüketimimiz haftada 1 öğünü geçmiyor. Daha ziyade balık ve tavuk etini tercih ediyoruz. Ayrıca haftada 1 - 2 gün vejetaryen besleniyoruz.
- Kahvaltıda yulaf ezmesi, yoğurt, kuru üzüm, goji üzümü, tarçın ve ceviz karışımı yiyoruz. Özellikle spor yaptığımız günlerde protein içeceği içiyoruz.
- Ekmek, makarna ve pilavı tamamen kesmedik ama azalttık. Yediğimiz zaman tam tahıllı, esmer olanları tercih ediyoruz.
- Bol ve çeşitli sebze, salata ve meyve tüketiyoruz.
- Rafine ve hazır gıda satın almıyoruz.
- Yağsız, az yağlı ve diyet hiçbir ürün tüketmiyoruz. Yediğimiz miktara dikkat etmekle beraber peynirin, sütün, yoğurdun tam yağlısını kullanıyoruz.
- Yemek ve salatalarda sızma zeytinyağı, kullanıyoruz. Salatalara ayrıca kavrulmuş kabak ve/veya ayçekirdeği içi ekliyoruz.
- Kolalı içecekler ve tatlandırıcıyı tamamen kestik. Şekeri ise nerdeyse yok denecek kadar azalttık. (Stefano'nun espressosuna kattığı 1 çay kaşığı gerçek işlenmemiş esmer şekeri saymazsak)
- Akşamları kendimizi 1 - 2 karecik en az %70 kakao oranlı çikolata ile ödüllendiriyoruz. Portakallı, limonlu, zencefilli, karamelli, naneli, licorice, kakao çekirdekli, biberli, rumlu vb pek çok değişik çeşit var, yeni tatlara rastladıkça alıyoruz.
İnsan çok sıkı diyet yapınca ya kısa sürede teslim bayrağını çekiyor ya da rejim biter bitmez yoksun kaldığı şeylere kıtlıktan çıkmışçasına dalıp kısa sürede eski kilosuna dönüyor. O yüzden ipleri çok da sıkmamakta fayda var ;)
- Bol bol su içiyoruz. Şekersiz kahve, yeşil çay, siyah çay, bitki ve meyve çayları içiyoruz.
- Gün içinde planlı bir ara öğünümüz yok ama eğer atıştırmalık bir şey yemek istiyorsak 1 porsiyon meyve veya az miktarda tuzsuz kavrulmuş kuruyemiş (badem, ceviz, brezilya cevizi, fındık, kaju fıstığı) tercih ediyoruz.
- Günde iki tane Omega 3 hapı içiyoruz. (500 EPA / 250 DHA oranlı) Sayısız faydası arasında metabolizmayı hızlandırarak yağ yakmaya yardımcı olması, HDL kolestrolü arttırıp trigliseriti düşürmesi de sayılıyor.
- Haftada 1 öğün serbest bırakıyoruz kendimizi. Çok fazla abartmadan pizza, makarna, brunch, tatlı vb canımız ne istiyorsa onu yiyoruz. Bu özgürlük, uyguladığınız sağlıklı beslenme şeklinin uzun dönemde sürdürülebilirliğini mümkün kılmasının yanısıra, vücudun kendini aç kalma moduna sokup daha az kalori harcamaya başlayarak yağ depolamasını önlemesi açısından da çok önemli .
- Fiziksel aktivite olarak kendimize yürüyüş ve koşuyu seçtik. O deneyimden bir sonraki yazımda anlatayım bari de konu kalsın :)
Bugün çok sevdiğimiz bir ezme tarifini paylaşmak istiyorum sizlerle. İşte malzemeler..
Malzemeler:
600 gr su
250 gr güneşte kurutulmuş domates
Tuz, eğer gerek olursa*
25 gr fesleğen yaprağı
1 diş sarımsak
180 gr sızma zeytinyağı
* Bendeki kurutulmuş domatesler yeterince tuzluydu. Ayrıca tuz ilave etmedim
Yapılışı:
18.12.2014
Karışık Yemişli ve Meyveli Beyaz Torrone
CLICK FOR ENGLISH
PER ITALIANO
Italyan marketlerinde renk renk "Panettone" ve "Torrone" paketleri yerlerini almaya başladıysa Noelin yaklaşmış olduğunu anlarsınız.
Panettone görünüş olarak keki andırsa da aslında mayalı ve tatlı bir çeşit ekmektir. Başta kuru üzümlü, kuru meyveli ve çikolatalı olmak üzere pek çok versiyonu vardır. İçime sinen bir panettone tarifi bulur bulmaz sizlerle paylaşacağım. Aşağıda bu sene için satın aldığımız Bol Çikolatalı ve Ananaslı Panettoneleri görebilirsiniz.
Gelelim bugünkü tarifimizin konusu olan Torrone'ye..
Torrone veya nugat deyince, beyaz ve çikolatalı olmak üzere başlıca iki cinsten bahsedebiliriz. Bunların farklı farklı kuruyemiş kombinasyonları ile yapılan sert veya daha yumuşak pek çok çeşidi vardır.
Şeffaf ambalaj kağıdı ve şık bir kurdele ile paketleyebileceğiniz ev yapımı Torrone'leriniz harika birer yeni yıl hediyesi olabilir.
Bugün karışık yemişli ve meyveli beyaz torrone tarifini paylaşacağım sizlerle. Fotoğraflarda gördüğünüz çikolatalı versiyon ise pek yakında...
Ben aşağıdaki malzemelerle herbiri yaklaşık 6 x 25 cm boyutlarında üç tane Torrone hazırladım.
Malzemeler:
1 yumurta akı
400 gr bal
İç malzemesi:
200 gr arzuya göre kavrulmuş kuruyemiş ve kuru meyve*(1)
Arzuya göre 50 gr beyaz çikolata*(2)
Üzeri için:
Yenilebilir pirinç kağıdı ya da 100 gr beyaz çikolata*(3)
(1) Tam ölçü vermem gerekirse ben hepsi kavrulmuş 60 gr badem, 60 gr şam fıstığı, 60 gr yer fıstığı ile 30 gr kırmızı ve mavi yaban mersini kurusu karışımı kullandım.
(2) Yumuşak bir torrone tercih ettiğimiz için torrone karışımına iç malzemesi ile birlikte beyaz çikolata da ekledim.
(3) Pirinç kağıdı bulamadım, online ısmarlamam gerekiyordu ki ona da vaktim yoktu. Bu tarz şekerlemelerde yerken elinize yapışmaması için pirinç kağıdı kullanmak gerekiyor. Kayınbiraderim Domenico süper bir fikir verdi. Onun tavsiyesi üzerine nugatın üstünü ve altını eritilmiş beyaz çikolata ile kapladım. Böylece hem yapışma problemini önledim hem de lezzetine lezzet katmış oldum.
Yapılışı:
PER ITALIANO
Italyan marketlerinde renk renk "Panettone" ve "Torrone" paketleri yerlerini almaya başladıysa Noelin yaklaşmış olduğunu anlarsınız.
Panettone görünüş olarak keki andırsa da aslında mayalı ve tatlı bir çeşit ekmektir. Başta kuru üzümlü, kuru meyveli ve çikolatalı olmak üzere pek çok versiyonu vardır. İçime sinen bir panettone tarifi bulur bulmaz sizlerle paylaşacağım. Aşağıda bu sene için satın aldığımız Bol Çikolatalı ve Ananaslı Panettoneleri görebilirsiniz.
Gelelim bugünkü tarifimizin konusu olan Torrone'ye..
Torrone veya nugat deyince, beyaz ve çikolatalı olmak üzere başlıca iki cinsten bahsedebiliriz. Bunların farklı farklı kuruyemiş kombinasyonları ile yapılan sert veya daha yumuşak pek çok çeşidi vardır.
Şeffaf ambalaj kağıdı ve şık bir kurdele ile paketleyebileceğiniz ev yapımı Torrone'leriniz harika birer yeni yıl hediyesi olabilir.
Bugün karışık yemişli ve meyveli beyaz torrone tarifini paylaşacağım sizlerle. Fotoğraflarda gördüğünüz çikolatalı versiyon ise pek yakında...
Ben aşağıdaki malzemelerle herbiri yaklaşık 6 x 25 cm boyutlarında üç tane Torrone hazırladım.
Malzemeler:
1 yumurta akı
400 gr bal
İç malzemesi:
200 gr arzuya göre kavrulmuş kuruyemiş ve kuru meyve*(1)
Arzuya göre 50 gr beyaz çikolata*(2)
Üzeri için:
Yenilebilir pirinç kağıdı ya da 100 gr beyaz çikolata*(3)
(1) Tam ölçü vermem gerekirse ben hepsi kavrulmuş 60 gr badem, 60 gr şam fıstığı, 60 gr yer fıstığı ile 30 gr kırmızı ve mavi yaban mersini kurusu karışımı kullandım.
(2) Yumuşak bir torrone tercih ettiğimiz için torrone karışımına iç malzemesi ile birlikte beyaz çikolata da ekledim.
(3) Pirinç kağıdı bulamadım, online ısmarlamam gerekiyordu ki ona da vaktim yoktu. Bu tarz şekerlemelerde yerken elinize yapışmaması için pirinç kağıdı kullanmak gerekiyor. Kayınbiraderim Domenico süper bir fikir verdi. Onun tavsiyesi üzerine nugatın üstünü ve altını eritilmiş beyaz çikolata ile kapladım. Böylece hem yapışma problemini önledim hem de lezzetine lezzet katmış oldum.
Yapılışı:
14.04.2014
Çikolatalı Mimoza Pasta
CLICK FOR ENGLISH
PER ITALIANO
Her yaptığımda çok övgü alan bir pasta tarifini paylaşmak istiyorum bugün sizlerle.
Bu pasta, İtalya'da her yıl 8 Mart Kadınlar gününde yapılan sarı renkli klasik Mimoza Pasta'nın çikolatalı versiyonu. Biz her ikisini de çok seviyoruz.
Malzemeler:
Pandispanya için:
250gr un
20gr kakao
1 paket kabartma tozu
1 yemek kaşığı vanilyalı şeker
200gr yerfıstığı yağı
5 yumurta (herbiri 60grlık)
250gr şeker
Bir tutam tuz
Islatma Şurubu için:
100gr su
50gr şeker
50gr Rum
Kreması için:
250gr taze süt kreması (yağ oranı %35) SOĞUK
250gr mascarpone peyniri
250gr Nutella, oda sıcaklığında
Yapılışı:
PER ITALIANO
Her yaptığımda çok övgü alan bir pasta tarifini paylaşmak istiyorum bugün sizlerle.
Bu pasta, İtalya'da her yıl 8 Mart Kadınlar gününde yapılan sarı renkli klasik Mimoza Pasta'nın çikolatalı versiyonu. Biz her ikisini de çok seviyoruz.
Malzemeler:
Pandispanya için:
250gr un
20gr kakao
1 paket kabartma tozu
1 yemek kaşığı vanilyalı şeker
200gr yerfıstığı yağı
5 yumurta (herbiri 60grlık)
250gr şeker
Bir tutam tuz
Islatma Şurubu için:
100gr su
50gr şeker
50gr Rum
Kreması için:
250gr taze süt kreması (yağ oranı %35) SOĞUK
250gr mascarpone peyniri
250gr Nutella, oda sıcaklığında
Yapılışı:
4.03.2014
Pesto ve Peynirli Gül Ekmek
CLICK FOR ENGLISH
PER ITALIANO
Gerek görüntüsü gerek tadıyla muhteşem bu ekmeği Sevgililer Günü'nde yaptım. Öyle sevdik ki sizinle paylaşmak için sabırsızlandım ve sırada yayınlanacak başka tarifler olmasına rağmen bunu hemen hazırlayıp öne çektim!
Biri kalp şeklinde diğeri yuvarlak ikisi de yaklaşık 20'şer cm boyutlarında iki kalıp kullandım.
Un olarak İtalya'da manitoba unu olarak geçen yüksek glutenli bir un kullanılıyor. Yüksek glutenli un bulamazsanız en azından ekmeklik un tercih edin.
Yazın bahçemizden topladığım fesleğenlerle bol bol pesto hazırlamış, ve buzluğa atmıştım. İki küçük espresso bardağı kadar pesto kullandım.
İç harcı olarak kullandığım peynirlerden biraz bahsedeyim. Siz arzunuza göre benzer başka peynirler de kullanabilirsiniz.
Stracchino inek sütünden yapılan çok yumuşak, kremamsı, az tuzlu bir İtalyan peyniri. Çok kısa bir süre (20 - 30 gün) yıllandırılır. Kökeni İtalya'nın Lombardiya ve Romagna bölgelerine dayanır. Crescenza ise çok taze, hiç yıllandırılmamış bir stracchino peyniridir.
Provolone inek sütünden yapılan yarı sert bir peynirdir. Provolone dolce 2 - 3 ay yıllandırılır ve tatlı bir tada sahiptir. Provolone piccante ise 4 aydan fazla bir süre yıllandırılır, dolce türüne kıyasla biraz daha serttir ve daha keskin bir tadı vardır.
Fontina pişmemiş inek sütünden yapılan yarı yumuşak bir peynir türüdür. Italya'nın Aosta Vadisinden gelmektedir.
Dünyaca bilinen Parmesan peyniri ise inek sütünden yapılan sert bir peynirdir. 16 litre inek sütünden 1 kilo parmesan elde edilmektedir. Uzun süre yıllandırılan bir peynir türüdür. Eskitme süresi arttıkça kalitesi de artar. 24 ila 36 ay eskitilmiş olanları makbuldur.
Malzemeler:
250 gr süt
10 gr şeker
25 gr yaş maya
500 gr yüksek glutenli un ya da ekmek unu
10 gr tuz
1 yumurta
30 gr tereyağı, doğranmış
İç harcı:
120 gr pesto
100 gr stracchino veya crescenza peyniri (ya da çok yumuşak beyaz peynir, krem peynir vb)
120 gr ince dilimlenmiş provolone peyniri (veya dilimli başka bir peyni)
50 gr fontina peyniri (veya gouda vb peynir)
30 gr parmesan
Yapılışı:
PER ITALIANO
Gerek görüntüsü gerek tadıyla muhteşem bu ekmeği Sevgililer Günü'nde yaptım. Öyle sevdik ki sizinle paylaşmak için sabırsızlandım ve sırada yayınlanacak başka tarifler olmasına rağmen bunu hemen hazırlayıp öne çektim!
Biri kalp şeklinde diğeri yuvarlak ikisi de yaklaşık 20'şer cm boyutlarında iki kalıp kullandım.
Un olarak İtalya'da manitoba unu olarak geçen yüksek glutenli bir un kullanılıyor. Yüksek glutenli un bulamazsanız en azından ekmeklik un tercih edin.
Yazın bahçemizden topladığım fesleğenlerle bol bol pesto hazırlamış, ve buzluğa atmıştım. İki küçük espresso bardağı kadar pesto kullandım.
İç harcı olarak kullandığım peynirlerden biraz bahsedeyim. Siz arzunuza göre benzer başka peynirler de kullanabilirsiniz.
Stracchino inek sütünden yapılan çok yumuşak, kremamsı, az tuzlu bir İtalyan peyniri. Çok kısa bir süre (20 - 30 gün) yıllandırılır. Kökeni İtalya'nın Lombardiya ve Romagna bölgelerine dayanır. Crescenza ise çok taze, hiç yıllandırılmamış bir stracchino peyniridir.
Provolone inek sütünden yapılan yarı sert bir peynirdir. Provolone dolce 2 - 3 ay yıllandırılır ve tatlı bir tada sahiptir. Provolone piccante ise 4 aydan fazla bir süre yıllandırılır, dolce türüne kıyasla biraz daha serttir ve daha keskin bir tadı vardır.
Fontina pişmemiş inek sütünden yapılan yarı yumuşak bir peynir türüdür. Italya'nın Aosta Vadisinden gelmektedir.
Dünyaca bilinen Parmesan peyniri ise inek sütünden yapılan sert bir peynirdir. 16 litre inek sütünden 1 kilo parmesan elde edilmektedir. Uzun süre yıllandırılan bir peynir türüdür. Eskitme süresi arttıkça kalitesi de artar. 24 ila 36 ay eskitilmiş olanları makbuldur.
Malzemeler:
250 gr süt
10 gr şeker
25 gr yaş maya
500 gr yüksek glutenli un ya da ekmek unu
10 gr tuz
1 yumurta
30 gr tereyağı, doğranmış
İç harcı:
120 gr pesto
100 gr stracchino veya crescenza peyniri (ya da çok yumuşak beyaz peynir, krem peynir vb)
120 gr ince dilimlenmiş provolone peyniri (veya dilimli başka bir peyni)
50 gr fontina peyniri (veya gouda vb peynir)
30 gr parmesan
Yapılışı:
7.02.2014
Sevgililer Günü Keki
Peynir Kremalı Bademli Havuçlu Kek
PER ITALIANO
Geçen sene Sevgililer Günü'ne özel bir pasta ararken Pinterestte bu tarifle karşılaştım. Link beni hiç yabancısı olmadığım bir siteye Forum Thermomix'e yönlendirdi. Forum üyelerinden JulieO, tarifini UK Thermomix'de bulduğu bu harika keki, limonlu krem peynirli bir krema ile sunmuş.
Aslında başlarda daha kırmızı - pembe tonlarında birşey yapmayı düşünüyordum ama bu kekin görüntüsüne bayıldım. Hafiften bir sade düğün pastası havası da vardı. Yıldönümleri gibi özel günler için de güzel bir fikir olabilir.
Hemen şunu da söyleyeyim eğer bu 14 Şubat'ta yapma fırsatınız olmazsa, bu keki yapmak için bir dahaki Sevgililer gününü beklemeyin! Hem pratikliği hem de lezzetiyle benim vazgeçilmez tarifler listeme girdi bile. O günden beri defalarca yaptım.
Tarif esasen 26cm'lik bir kalıp için hazırlanmış. Julie de 26cm'lik kalp şeklindeki kek kalıbını kullanmış. Benim kalıbım aşağıda fotoğraflarını gördüğünüz gibi küçük bir kalıp. Hal böyle olunca tarif üzerinde oynamalar yapmam gerekti. Malzemeleri yaklaşık 1/3 oranında azalttım. Azaltılmış miktarın yaklaşık 20cm çapında bir kek kalıbı için yeterli olacağını düşünüyorum.
(Not: Kalıp boyutlarını başka bir tarif yaparken fotoğraflamıştım. Kahverengi kek tabanı başka bir tarife ait yani)
Malzemeleri verirken solda orijinal rakamları, sağda ise benim kullandığım miktarı belirttim. Değiştirmediklerimi aynen bıraktım.
Malzemeler:
Kek:
1 limonun kabuğu (beyaz kısım hariç incecik soyulmuş üst sarı kabuk)
Bir çay kaşığı ucuyla tuz
Frosting:
Kavrulmuş file badem
Süsleme şekerleri (arzuya göre)
Yapılışı:
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)











